25 Aralık 2011 Pazar
keşke yapmasaydım..
"bir film seyredersin hayatın değişir" diyordu slogan da sanırım.. tam da öyle olmadı aslında bir tiyatro seyrettim balyoz yemiş gibi oldum. hayatımın kayıp olan kısmını unuttuğum kısmını hatırlattı bana. unuttuğum duyguları, hasretleri, gözyaşlarını, çoşkuyu.. ağlamayı ne kadar özlediğimi fark ettim.. şöyle içimi döke döke.. pişmannım diye diye. Allahım beni bana bırakma.. hayatımın 6 yılını silip 6 yıl öncesinden devam etmek istiyorum her şeye.. ben pişmanım keşke yapmasaydım..
8 Ağustos 2011 Pazartesi
mutsuzluk
hep mutluluk yok zaten ama hep mutsuzluk var.
...
ne dünyaya ne ahrete hayrım var artık. çöp torbası gibi kapıya koymalılar beni. içim bom boş, içim dop dolu.
ateş biriktiriyorum her gün iki dünyalık. hem burada hem orada yanmalık.
sonbahar yaprakları gibi iradesizim. her rüzgar yerimden ediyor beni. düşüyorum, sürünüyorum, parçalanıyorum.. bir tek annemi arıyorum. her şeyini arıyorum. sinirli bakışını, sevişini, sarışını..
anne şefkatin lazım gücüm yetmiyor.. ölecek gibi oluyorum anne kalbim sanki çok geliyor. ben kime çektim anne neden böyle güçsüzüm?
...
ne dünyaya ne ahrete hayrım var artık. çöp torbası gibi kapıya koymalılar beni. içim bom boş, içim dop dolu.
ateş biriktiriyorum her gün iki dünyalık. hem burada hem orada yanmalık.
sonbahar yaprakları gibi iradesizim. her rüzgar yerimden ediyor beni. düşüyorum, sürünüyorum, parçalanıyorum.. bir tek annemi arıyorum. her şeyini arıyorum. sinirli bakışını, sevişini, sarışını..
anne şefkatin lazım gücüm yetmiyor.. ölecek gibi oluyorum anne kalbim sanki çok geliyor. ben kime çektim anne neden böyle güçsüzüm?
ÜŞÜYORUM HANCI ATIMI HAZIRLASIN
böylece bir bahçe koruyor beni
azarlanmış bir çocuk olmaktan
ve benim yüzüm en yakın handır
yorgun üşümüş yolculara
han!
sanki herkes
ne getiriyor yolculuklardan
varsın selamımı almasın saçaklar
alnım bayat bir somun gibi dağılsın
ben ki yalnızca aspirinle geçirdim bütün bir ortaçağı
ÜŞÜYORUM HANCI ATIMI HAZIRLASIN.
atakan yavuz
göçmen
dumanlar kovalar şehrin uzaklaşan kuşlarını
her yanımda narin bir kalp ağrısı başlar sonra
her yerde içi burulan kalabalıklar yaklaşır bana
önce nasıl öleceğim konuşulur kulaktan kulağa
sonra ıslanıp uçar yorgun bir kelebek
oysa akşam yaklaşmış
uyumuştur ufuktan yatağına dönen sarı benek
ben zaten yaşarken
boyum kadar taşlamıştım kendimi
taşımı şimdi kaybettim bulamam
artık bulamam bu şehirde seni
selim erdoğan
her yanımda narin bir kalp ağrısı başlar sonra
her yerde içi burulan kalabalıklar yaklaşır bana
önce nasıl öleceğim konuşulur kulaktan kulağa
sonra ıslanıp uçar yorgun bir kelebek
oysa akşam yaklaşmış
uyumuştur ufuktan yatağına dönen sarı benek
ben zaten yaşarken
boyum kadar taşlamıştım kendimi
taşımı şimdi kaybettim bulamam
artık bulamam bu şehirde seni
selim erdoğan
1 Ağustos 2011 Pazartesi
22 Temmuz 2011 Cuma
. 3 tane
kaybedecek birşeyi olmayan insanların cesareti var yüreğimde.. hazırım yakmaya bütün gemilerimi. bekleyeni olmayanların acısı gözlerimde ve kül rengi dünya.. denizler bile ıslak bugün.. herşeye ıslandım iliklerime kadar ve herşeyden vazgeçtim iliklerime kadar .. büyük bir yalancıyım artık ben. kendi yalanına inanmaya çalışan büyük bir zavallı. yalanlarla kurduğu dünyayı gerçeklerle anlamaya çalışırken kendi yalanına inanmak zorunda kalan koca bir yalancı.
ağlasam bitecek herşey.. omuzlarımda taşıyorum bulutlarımı. ben o kadar güçlü değilim diyorum, yine yalan söylüyorum. ben ne kadar güçlüyüm bilmiyorum.
annem bilir.. şimdi sokulup koynuna ne kadar ağlamak istediğimi bildiği kadar bilir annem herşeyi..
ağlasam bitecek herşey.. omuzlarımda taşıyorum bulutlarımı. ben o kadar güçlü değilim diyorum, yine yalan söylüyorum. ben ne kadar güçlüyüm bilmiyorum.
annem bilir.. şimdi sokulup koynuna ne kadar ağlamak istediğimi bildiği kadar bilir annem herşeyi..
18 Temmuz 2011 Pazartesi
zor zamanlarda yaşamak
Fiyakalı hayallerim kurtaramıyor günü.. Çaresiz ve çok zaman kenardan bakıyorum hayatımın akışına. Elma dersiniz çıkarım belki ama armut demeseniz de dışarı başımı uzatacak cesaretim yok. Yenilgiyi kabul etmiş olarak başladığım bir hayatın faturasını kime keseyim? Hesabını kime sorayım? Suçlamıyorum kimseyi.. kim ne yapabilir ki? içimde taşıyorum yalnızlığımı nereye gidersem hep şuramda. Gerçekleşmeyen hayallerim ve vazgeçişlerimin yanında..
İnsanların kardeş olacağı günü bekliyorum. çok bekleyeceğimi biliyorum.. bu son fiyakalı hayalim bundan da vazgeçersem neye tutunur nasıl yaşarım?
en çok pişmanım
epey üzgünüm
pişmanlığım olmasa çok derdim
çok olmamalıyım
çok sık çok oluyorum
kafamı dağıtmalıyım
mesela bir balyozla
senden daha şiddetli dağıtmalıyım
ne sen değişirsin ne ben
böyle kahır kahır
böyle bağır bağır yaşar gideriz
sevginin gücü yetmez buna
düzeltici değil dağıtıcıdır zaten o
zaten de ben üzgünüm
çok olmamak için az üzgünüm
ama çok pişman...
3 Temmuz 2011 Pazar
para etmeyen cümleler kuruyorum
Havai fişekler patlıyor şehirde
Sanıyorum vuracaklar kalbimi
parça parça aydınlık yağıyor
ummuyorum..
sürekli aydınlığın olmadığını öğrendim
sanırım öğrendim..
para etmeyen cümleler kuruyorum
kaygısız başıma kaygı oluyorum
karşılığı yok hiç kimsede ve hiçbir yerde..
sadece beni acıtan cümlelerim var
yanacak ne çok şey var
ne çok ateş biriktirmişim
ne çok yanılmışım ne çok..
ahh…
geri getiremeyeceğim huzur..
sahi nasıl bir şeydi?
Ben çok unuttum onu
En çok unuttum onu
Çok ateş var hissetmiyor beynim, vücudum, kalbim
Bir çıkarsam buradan da bir çıkarsam..
Yok böyle bir ihtimal yok biliyorum
Allaha havale artık ne varsa
…
28 Haziran 2011 Salı
26 Haziran 2011 Pazar
arkaya bakmadan koşmak
deliler gibi
ipini koparmış hayvanlar gibi
arkadan atlılar kovalıyor gibi
kaçmak kaçmak kaçmak..
son çare gibi koşmak
düşene kadar
kanayana kadar ayaklar
intihar eder gibi koşmak
bize kesilmiş rolü oynamaktan kurtulana kadar koşmak
benim olsaydı bu hayat böyle mi olurdu?
benim olmayan bu hayattan kurtulana kadar kaçmak
arkadan gelenlere taşlar atarak
küfürler savurarak
son nefesi özgür almak için
herkesten kurtularak koşmak koşmak koşmak,,
uçurumun kenarına kadar koşmak
göğe bakarak bir derin nefes almak en özgüründen
15 Haziran 2011 Çarşamba
rüya-2
bilinçaltımı satmak istiyorum üstüne para vererek. her gece rüya görüp deli gibi ağlamaktan sinirleri harab olmuş bir şekilde uyanmak çok sıkıcı. hem neden arada bir değil de bir başlayınca dizi film şeklinde görüyorum ben bu rüyaları..
dur bakalım bu gece ki bölümde neler seyredip ağlayacağım?
dur bakalım bu gece ki bölümde neler seyredip ağlayacağım?
10 Haziran 2011 Cuma
Türkiye'de çocuk olmak zor iki gözüm..
Çocuklar hep çocuk gibi yaşasa mesela.. Hiç biri dilenmese, kağıt toplamasa, mendil satmasa.. Biri özel okullarda okurken diğerinin ayakkabıları yırtık olmasa. Fakirlik karartmasa çocukluğunu kimsenin.
Çocukları dövmese kimseler. çocuklara kalkan eller kırılsa.
7 Haziran 2011 Salı
rüya
bir insanın rüyasında ablasını hapse attırdığını görmesi ve ablasının hiç hesap sormadan bu durumu kabullenip en acıklı haliyle ben hapishanede ne yapacağım diye kederlenmesi ve köpekler gibi pişman olma duygusu acaba bilinçaltımın neresinde ki sorunundan kaynaklanıyor?
yazmak
yazmak istiyor canım. evet yazmalıyım konuşarak da susarak da çekilmiyor bu hayat yazarsam da çekilmeyecek belki de.. belki de hiç yazmamalıyım. belki de hep yazmalıyım. belki de ara ara yazmalıyım. zamanla karar veririm nasıl olsa aceleye hacet yok :p
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



