hep mutluluk yok zaten ama hep mutsuzluk var.
...
ne dünyaya ne ahrete hayrım var artık. çöp torbası gibi kapıya koymalılar beni. içim bom boş, içim dop dolu.
ateş biriktiriyorum her gün iki dünyalık. hem burada hem orada yanmalık.
sonbahar yaprakları gibi iradesizim. her rüzgar yerimden ediyor beni. düşüyorum, sürünüyorum, parçalanıyorum.. bir tek annemi arıyorum. her şeyini arıyorum. sinirli bakışını, sevişini, sarışını..
anne şefkatin lazım gücüm yetmiyor.. ölecek gibi oluyorum anne kalbim sanki çok geliyor. ben kime çektim anne neden böyle güçsüzüm?
8 Ağustos 2011 Pazartesi
ÜŞÜYORUM HANCI ATIMI HAZIRLASIN
böylece bir bahçe koruyor beni
azarlanmış bir çocuk olmaktan
ve benim yüzüm en yakın handır
yorgun üşümüş yolculara
han!
sanki herkes
ne getiriyor yolculuklardan
varsın selamımı almasın saçaklar
alnım bayat bir somun gibi dağılsın
ben ki yalnızca aspirinle geçirdim bütün bir ortaçağı
ÜŞÜYORUM HANCI ATIMI HAZIRLASIN.
atakan yavuz
göçmen
dumanlar kovalar şehrin uzaklaşan kuşlarını
her yanımda narin bir kalp ağrısı başlar sonra
her yerde içi burulan kalabalıklar yaklaşır bana
önce nasıl öleceğim konuşulur kulaktan kulağa
sonra ıslanıp uçar yorgun bir kelebek
oysa akşam yaklaşmış
uyumuştur ufuktan yatağına dönen sarı benek
ben zaten yaşarken
boyum kadar taşlamıştım kendimi
taşımı şimdi kaybettim bulamam
artık bulamam bu şehirde seni
selim erdoğan
her yanımda narin bir kalp ağrısı başlar sonra
her yerde içi burulan kalabalıklar yaklaşır bana
önce nasıl öleceğim konuşulur kulaktan kulağa
sonra ıslanıp uçar yorgun bir kelebek
oysa akşam yaklaşmış
uyumuştur ufuktan yatağına dönen sarı benek
ben zaten yaşarken
boyum kadar taşlamıştım kendimi
taşımı şimdi kaybettim bulamam
artık bulamam bu şehirde seni
selim erdoğan
1 Ağustos 2011 Pazartesi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

